BİZİM GİRİŞİMCİMİZ DİL BİLMEDEN, YOL BİLMEDEN DÜNYADAKİ HER PİYASAYA ULAŞABİLİR
TOBB/DEİK ve DTİK Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, I. Ticaret Müşavirleri Konferansı kapsamında 25 Nisan’da Ankara’da düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, ''Birlikte yeni küresel başarı öykülerimizi yazabiliriz. Özel sektör olarak güçlü ve zayıf yanlarımızın farkındayız. Bizde Allah vergisi bir girişimci yetenek var” diye konuştu...
27 Nisan 2011
Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin daha rekabetçi olması, Türk insanının refahının artması ve küresel ekonomiden daha çok pay alması amaçları doğrultusunda kamu ve özel sektör ayrımı yapılmadan, kurumsal taassuba kapılmadan el birliği ile çalışılması gerektiğini söyledi.
''Birlikte yeni küresel başarı öykülerimizi yazabiliriz'' diyen Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti: ''Özel sektör olarak güçlü ve zayıf yanlarımızın farkındayız. Bizde Allah vergisi bir müteşebbis yetenek var. Türkiye'nin en büyük serveti yer altındaki taşları değil, yer üstündeki başlarıdır. Zaten petrol ve doğal gaz olmadan bu coğrafyanın en büyük ekonomisi haline bu sayede geldik.''
Hisarcıklıoğlu, Türk müteşebbisinin dil bilmeden, yol bilmeden dünyadaki her piyasaya ulaşabileceğini, yeni şartlara hızlı adapte olabileceğini söyledi.
DIŞ POLİTİKADA 'YUMUŞAK GÜÇ' BOYUTUNA ÖZELLİKLE AĞIRLIK VERDİK
Büyükelçiler düzeyinde gerçekleştirilen toplantıların bir benzerini Dış Ticaret Müşavirleriyle gerçekleştirmenin son derece önemli, anlamlı ve heyecan verici olduğunu ifade eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da “''Biliyorsunuz, dış politikada bugün iki önemli başlık farklılık ifade ediyor. Bunlardan biri 'yumuşak güç', diğeri 'kaba güç'. Yumuşak güç artık kaba gücün önüne geçmiş durumdadır. Çok daha fazla önem arz ediyor. Böyle bir tabloyla karşı karşıyayız. Bölgenizde ve dünyada etkinliğiniz, artık ordularınızla, silahlarınızla, tankla, tüfekle değil, ekonomik gücünüzle, diplomatik, kültürel etkinliğinizle ölçülüyor. Türkiye olarak biz, son 8,5 yılda, dış politikada bu 'yumuşak güç' boyutuna özellikle ağırlık verdik. Tarihimizin, kültürümüzün ve medeniyetimizin bize sağladığı eşsiz birikimden ilham alarak, bölgesel ve küresel ölçekte, süreçlere etki etmek için, her denklemde çözüme katkı vermek için yoğun mücadele sergiliyoruz. Her zaman ifade ediyorum, bizim Türkiye olarak, hiç bir ülkenin egemenliğinde gözümüz yok. Biz, bölgemizde, özellikle de dünyada rol kapmak, şov yapmak gibi bir derdin içinde de değiliz. Zira kan, gözyaşı, zulüm üzerinden çıkar sağlamak gibi bir yanlışın içinde asla olamayız. Bunu Libya konusunda da ifade ettim. Biz, bölgemizdeki ülkelere baktığımızda, yerin altındakileri değil, yerin üstündekileri, insanı, gönüllerdekini görüyoruz. Attığımız adım buna yöneliktir” diye konuştu.
Dış ticaretin yanı sıra Türk iş adamlarının da çok başarılı olduğunu ve takdiri fazlasıyla hak eden bir performans sergilediklerini dile getiren Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:''Bugün İstanbul'dan, Londra'dan, Frankfurt'tan kalkan ve uzak ülkelere giden hemen her uçağın içinde, elinde valiziyle ürün örnekleriyle, sunumlarıyla bir Türk iş adamına rastlamak mümkün. Kimsenin gitmediği, girmediği, giremediği ülkelere Türk iş adamları rahatça giriyor, son derece sıcak bir atmosferde iş görüşmeleri yapıyor. Ben aynı şekilde, Genel Başkan yardımcılarımız, Bakan arkadaşlarımız, milletvekillerimiz yine aynı şekilde, ülkeler arasında ticareti, yatırımı artırmak için 8,5 yıldır adeta mekik dokuyoruz. Her koldan, her kurumumuzla, her girişimcimizle çok büyük bir heyecan içinde şu anda kollarımızı dünyaya uzatıyor, dünyayı kucaklıyoruz. Bu heyecandan, bu hareketlilikten hiç kuşkusuz müşavirlerimiz de etkileniyor ve onlar, bu heyecanı bizzat ve yerinde hissediyorlar. Biliyorsunuz, Hükümet olarak Türkiye'yi bir 2023 vizyonu ile farklı bir konuma oturtmak istiyoruz. Bazı hedefler koyduk, bu hedefleri açıkladık ve şu anda hedeflerimize ulaşmak için de yapacaklarımızı, takvimimizi süreç içinde ortaya koyuyoruz. 2002'den bugüne kadar, 8 yılda Türkiye üç kat büyüdü. 230 milyar dolarlık milli gelirini 736 milyar dolara yükseltti. Önümüzdeki 12 yılda Türkiye ekonomisini 3 kat daha büyütüp, 2 trilyon dolar milli gelire ulaşmayı hedefliyoruz. Kişi başına milli geliri aynı şekilde önümüzdeki 12 yılda 2,5 kat artırıp, nüfusun da artacağını göz önünde bulundurarak, 25 bin dolara yükselteceğiz”.
KÜRESEL TÜRK ŞİRKETLERİ DÜNYA SAHNESİNDE DAHA FAZLA YER ALMALI
“Türk Ticaret Müşavirleri ile DEİK Toplantısı”nda konuşan TOBB/ DEİK ve DTİK Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, önümüzdeki 5 yılda Türk şirketlerinin, yurt dışında 20 milyar dolar yatırım yapmasını öngördüklerini ifade etti.
“Türk Ticaret Müşavirleri ile DEİK Toplantısı” Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Birlik Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıya TOBB/DEİK ve DTİK Başkanı Hisarcıklıoğlu’nun yanı sıra Devlet Bakanı Zafer Çağlayan ve DEİK İcra Kurulu Başkanı Rona Yırcalı da katılarak bir konuşma yaptılar.
TOBB/DEİK ve DTİK Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu toplantının açılışında yaptığı konuşmada, “Yaptığımız temaslarda şunu gördük ki, krizden sonra marka satın almanın maliyeti, marka oluşturmanın ya da markayı pazarda oturtmanın maliyetinden daha ucuz hale geldi. Şirketlerimiz de giderek daha fazla bu yeni ortama uyum sağlamaya çalışıyorlar. Önümüzdeki 5 yıl süresince Türk şirketlerinin yurtdışında 20 milyar dolar yatırım yapacağını öngörüyoruz. Demek ki, küresel Türk şirketlerinin dünya sahnesinde daha fazla yer alması için çalışmalıyız. Bu yüzden, DTM ve DEİK arasındaki işbirliğini daha verimli hale getirmeyi, proje ve iş geliştirme odaklı çalışmalarımızı artırmayı hedefliyoruz” ifadesini kullandı.
DEİK DEMEK, TÜRKİYE DEMEK
Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, ticaret müşavirlerinin Türk özel sektörünün radarı, eli kolu gibi, adeta bir elemanı gibi çalışacağını söyledi.
Bakan Çağlayan, Dış Ticaret Müsteşarlığı olarak DEİK ve TOBB ile her türlü işbirliğine sonuna kadar açık olduklarını söyledi. ''DEİK demek, Türkiye demek'' diyen Çağlayan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin de herkesin üye olduğu bir kuruluş konumunda bulunduğunu kaydetti.
Bakan Çağlayan, göreve geldiğinde ticaret müşaviri sayısının yetersiz olduğunu ve Meclis'ten geçen kanunla bu sayının 250'ye yükseldiğini hatırlattı.
Ticaret müşavirlerinin özel sektörün, eli, kolu, gözü olacağını, radar gibi, özel sektörün bir elemanı gibi çalışacağını kaydeden Çağlayan, ticaret müşavirliklerinin yurt dışında lokal çalıştığını ve destek elemanları gerektiğini söyledi.
Bakan Çağlayan, DEİK üyelerine çağrıda bulunarak, ''Gelin birlikte ihtiyaç analizi yapalım. Birlikte ortak bir yapı oluşturalım'' dedi.
DTM olarak, Çin, Hindistan, Rusya, Endonezya ve ABD'ye hedef pazarlar olarak odaklandıklarını kaydeden Çağlayan, bu 5 ülkenin toplam ithalatının 5 trilyon dolar olduğunu, Türkiye'nin bu ülkelere yaptığı ihracatın ise 11,5 milyar dolar düzeyinde kaldığını anlattı. Çağlayan, ''Eksikliğimiz kendimizi anlatamamak. Gidemediğin yer senin değildi. Mutlaka dünyanın her tarafına gitmemiz gerekiyor'' dedi.
HEDEF PAZARLARDA TEŞKİLATLANACAĞIZ
DEİK İcra Kulu Başkanı Rona Yırcalı da ticaret müşavirliklerinin sayısının artırılmasının DEİK için önemli olduğunu ve bu çalışmanın ilerisi için çok olumlu olacağını söyledi.
Ticaret müşavirliklerini kendi elçilikleri gibi gördüklerini belirten Yırcalı, DEİK olarak artık geleneksel pazarlarda sınırlı kalmayacaklarını, hedef pazarlarda teşkilatlanmayı hedeflediklerini anlattı.
Diğer Haberler
Tüm Haberler >>