Diaspora Ekonomisi: Türk Girişimcilerinin Küresel Ölçekte Organizasyonu
Sermaye ve zamanımız kısıtlı, gelişen bir ülke olarak bunları yanlış harcamaya tahammülümüz yok. Yurtdışındaki projelendirmeleri doğru yapmamız için önümüzde örnek alabileceğimiz nitelikli modeller var.
Alp SEZGİNSOY
Dünya Türk İş Konseyi, Hindistan
Bugünlerde milyonlarla tarif edilen ve sermaye olarak da milyarlarla tarif edilen bir diaspora olarak kendimizi yurtdışında ekonomik bir güç haline getirmek istiyorsak, öncelik olarak iki noktaya vurgu yapmak istiyorum.
Bunlardan birincisi, yurtdışında rekabet gücümüzün doğru tespit edilmesidir. Hindistan bunu Silikon Vadisi’ndeki bilim adamlarını, iş adamlarını doğru kullanarak, kendilerini uluslararası büyük bir hizmet sektörü (call center’larla) veya IT girişimleriyle bir sektör haline getirerek gerçekleştirdi.
Aynı şekilde Çin de kendisini AR-GE ülkesi haline getirdi.
İkincisi, yurtdışına çıkacak olan sermayemizin veya yurtdışında bulunan sermayemizin organizasyon ve projelendirilmesinin doğru yapılmasıdır.
Yurtdışındaki kendi deneyimlerimden ve aynı zamanda okuduklarımızdan yurtdışındaki harici*** gelişen bir ülkeyiz. Sermaye ve zamanımız kısıtlı, gelişen bir ülke olarak bunları yanlış harcamaya tahammülümüz yok. Bizim de şu anda yeni oluşturulan Ticaret Konseylerimiz var. Bu şekilde kurumlar oluşturulup, bu yatırımların doğru yönlendirilmesi ve projelendirilmesi gerektiği kanaatindeyim.
Yurtdışındaki bu projelendirmeleri doğru yapmamız için önümüzde örnek alabileceğimiz nitelikli modeller var.
İsveç Ticaret Konseyi (Swedish Trade Council - STC) bunun en iyi örneklerinden birini oluşturuyor. Öncelikle STC nedir hızlıca bir göz atalım:
Geçmiş:
- İsveç devleti ve özel sermayesinin ortak bir girişimi olarak 1972 yılından beri hizmet vermektedir.
- STC firmaların uluslararası yatırımlarının doğru yönlendirilmesinde ticari danışmanlık çalışmalarına ek olarak, finansmanı çoğunlukla devlet tarafından sağlanan görevler ile yatırımcı İsveç firmalarına bulunduğu ülkelerde olumlu koşullar sağlamakla yükümlü bir kurumdur.
- 60’tan fazla ülkede ofisi bulunmaktadır.
Sağlanan Hizmetler:
- Edinilen Piyasa bilgi ve tecrübesinin aktarımı
- Yatırım için öncelikli ülkelerin belirlenmesi
- Stratejik pazar analizi ve tavsiyeler,
- Pazara girişin metodunun belirlenmesi (firma kurma/ofis açma/satın alma vb.)
- Pazara uygun urun oluşturulması ve lokal pazarlama
- Belirlenen müşteri grubuna ulaşmak için elverişli kanalların tespiti
- Riski minimize ederek maksimum getiri sağlanması; Örn: Ofis hizmetleri - Ofis kurmayı ilk aşamada tercih etmeyen küçük ölçekli firmalara STC ofisleri içinde alan sağlamak
- Ulaşım hizmetleri
- Satış desteği
- Büyüme analizi
- Pazar gelişiminin takibi ve yeni fırsatların tespiti
- Yeni potansiyel ortaklarla iletişimin sağlanması
- Farklı ülkelerde yetişen uzmanların potansiyel yatırımcılara seminer, rapor hazırlanması
- Fuarlara gelen firmaları koordine ederek ülke pavilyonlarının kurulması
- Potansiyeli yüksek sektörleri tespit ederek heyet ve delegasyon ziyaretleri oluşturulması
Gelişen, dolayısıyla sermaye ve zaman kaybına tahammülü olmayan bir ülke olarak böyle bir kurumun yatırımlarımıza faydaları aşikardır.
Ek Faydalar
- Yari Özel/Yari devlet ve kurumsal yapısının getirdiği güç sayesinde her ülkede (özellikle küçük ve orta büyüklükteki) yatırımcılara kapalı olan kapıları açan, etkili, güvenilir, kredibilitesi olan kurumsal bir yapı olması
- Diasporamızın yeni yerleşmeye başladığı, dolayısıyla yeterli is ağımızın olmadığı Hindistan, Cin, Brezilya gibi özellikle gelişmekte olan ülkelerde böyle bir kurumun önemi daha da on plana çıkmaktadır.
- Kurulacak olan ülke merkezli konsey ofisleri ile her ülkenin kendine has bürokratik yapısı
[i], düzenlemeleri, farklı sektörlerin arz/talep özellikleri, is ağı, vb. nicel ve nitel özelliklerine hakim, dolayısıyla fırsat ve engelleri bilen yatırım
uzmanlarını kendi bünyemiz içerisinde yetiştirmiş olacağız.
- Dünya çapında atılımda bulunan girişimcilerimiz yatırım yaptığı ülkelerde araştırmalarını, organizasyonlarını yaparken yerel firmaları kullanmaktadır.
- Firmalarımızın bağımsız hareket ederek farklı ülkelerde doğru ortaklıkları deneme- yanılma yöntemi ile bulması yerine, kurulu bir sistem ile ideal ortaklıkların önceden sağlanmış olması
- Gayri menkul, denetleme, avukatlık, ulaşım gibi hizmetlerde Konseylerin sağlayacağı toplu pazarlık gücü ile kazanç sağlanması
- Güven Ortamı:
Bu tarz bir yatırım konseyimizin bulunması, elinde bütçesi bulunan ancak çekimser davranan girişimcilerimizi teşvik ederek uluslararası yatırımlarımızın, dolayısıyla nüfuzumuzun artmasına katkıda bulunacaktır.
Sonuç
Türk diaspora sermayesinin hızla arttığı, yurtdışı doğrudan yatırımlarının son 10 senede 7 kat büyüyerek 25 milyar dolara ulaştığı, ekonomimizin uluslararası alanda sürekli olumlu olarak on plana çıktığı, devlet tarafından ihracat pazarlarına yönelik 25 milyar dolar potansiyel taşıyan destek programlarından bahsedildiği bir donemdeyiz. Yukarıda bahsettiğim konuları göz önünde bulundurarak, bu yapacağımız harcamaların organizasyon, koordinasyonu ve ileriye dönük planlamasını doğru belirlemek ekonomimizin dünyada bundan 10-20 sene sonra nerede olacağı ile ilgili en belirleyici faktörlerden biri olacaktır. Bu planlamayı doğru yapmak ise su an elimizdedir ve tam zamanıdır.
[i] Hazine Müsteşarlığı 2009 Yılı Yurtdışı Doğrudan Yatırım Raporu’na göre firmalarımızın karşılaştığı sorunlarda Bürokrasi ve Kırtasiyecilik 30% ile ilk sırada gelmektedir.