18 Mayıs 2012 Cuma   
Üyelerimiz : 
Ana Sayfa |  İletişim |  Site Haritası       
Dünya Türk Girişimciler Kurultayı 2011 > Sunum ve Konuşmalar

Ekonomi Bakanı Sayın Zafer Çağlayan,

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) İcra Kurulu ve Dünya Odalar Federasyonu Başkanı Sayın Rona Yırcalı,

Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanı Sayın Kemal Yurtanç,

155 ülkede yaşayan 6 milyonluk Türk diasporasının seçkin temsilcileri,

Türkiye’nin dört bir köşesinden gelen oda ve borsa başkanlarım,

Değerli konuklar,

Değerli Basın Mensupları,

Sizlerle birlikte olmaktan duyduğum mutluluğu ifade ederek hepinizi şahsım, başkanlığını yürüttüğüm Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Dünya Türk İş Konseyi (DTİK) adına saygıyla selamlıyorum.

Bu seçkin topluluğa özellikle “Dünya Türk İş Konseyi Başkanı” ve 2004 yılından beri sürdürdüğüm Kurultay Başkanı sıfatıyla hitap etmekten duyduğum memnuniyeti ve gururu ifade etmek istiyorum.

Farklı kıtalardan, farklı iklimlerden ve coğrafyalardan gelerek Kurultayımıza iştirak eden değerli Türk girişimcileri;

Sizler, Türklerin iyi bir siyasetçi, iyi bir tüccar olabileceğini, dünyanın en büyük şirketlerini ve uluslararası kuruluşlarını yönetebileceğini dünyaya ispat eden seçkin insanlarsınız.

Sizler gurbet öykülerinden küresel başarı öyküleri yazan örnek girişimcilersiniz.

Sizler elinde tahta bavulu, sırtında paltosu beş parasız yaban ellere göçüp, yaşadığı ülkelerin asli unsurları olabilmiş asil insanlarsınız.

Gurbette geçen 50 yılın öyküsü Türk Diasporasının başarı portresidir.

Sizlere büyük saygı duyuyorum, sizleri bir kez daha tebrik ediyorum.

Değerli katılımcılar,

Biliyorsunuz, sizlerle 2009 yılında küresel ekonominin üzerinde karabulutlar dolaşırken, dünya bir belirsizliğe doğru ilerlerken, bu salonda bir araya gelmiştik.

Sizlerin Küresel Türkiye Vizyonunun öncüleri olduğunuzu, Türkiye’nin ve dünyanın dikkatine sunmuştuk.

Yüksek sesle “Artık Biz de varız” demiştik!!!

Şimdi Avrupa krizlerle boğuşurken, komşu coğrafyalar yeniden şekillenirken, aynı salonda hayallerimizi hedef, hedeflerimizi de gerçek yapmak için tekrar buradayız.

Sayın Bakanım, Değerli Türk Girişimcileri,

İkinci Dünya Savaşı galiplerinin tasarladığı küresel düzenin çarkları gıcırdıyor artık.

Yeni bir küresel düzen kuruluyor, güç dengeleri yeniden şekilleniyor.

Nasıl bir dünyada yaşıyoruz diye baktığımızda şunları görüyoruz:

  • Avrupa Birliği krizden kurtulmak için Çin’in kapısını çalıyor.
  • Çin donanması, Pasifik Okyanusu güvenliğini Amerikan donanması ile paylaşıyor.
  • Dünya Bankası, Avrasya bölgesini yöneteceği bölgesel ofisini İstanbul’da  açmayı tartışıyor.
  • Çok az Almanca bilen bir Hintli Deutsche Bank’a CEO olarak atanabiliyor.
  • Dünya nüfusu 7 milyara ulaşırken bu nüfusu beslemek; enerji ve su ihtiyacını karşılamak için kıyasıya bir rekabet yaşanıyor.  
  • Yükselen piyasa ekonomilerinin küresel büyümeye katkısı gelişmiş ülkelerinin katkısının 4 katına çıkıyor.

Bunlar yaşanırken ne mutlu ki, Değişen Dünya’da Dönüşen Türkiye hızla yükseliyor.

Türkiye artık Soğuk Savaş yıllarının bir bariyer ülkesi değil.

Geçen hafta sekizinci Küresel Merkezini İstanbul’da açan Columbia Üniversitesi Rektörü  Lee Bollinger’in (Li Bonlinger) ifade ettiği gibi “küreselleşmeyi anlamak isteyen Türkiye’ye baksın!!!”

Son 30 yılda yaşadığı dönüşüm, son 10 yılda gerçekleştirdiği yapısal reformlar ile tüm Dünya’nın hayranlıkla izlediği bir Türkiye var artık.

Yoksulların ve mazlumların ümidi haline gelen, sadece 2010 yılında 1,7 milyar dolar insani yardım yapabilen bir Türkiye var.

Hatırlarsınız, çok değil 10 sene önce, bu miktarda bir kredi alabilmek için IMF kapısında bekliyordu Türkiye.

147 ülkeden örgencilerin yüksek öğrenim için geldiği bir Türkiye var artık.

Bizden önce AB tam üyesi olacak olan Hırvatistan da, işsiz kalan Yunan gençleri de Türkiye’ye bakıyor.

Yıllardır baskıcı rejimler altında ezilen Arap halkları da Türkiye’den ilham alıyor.

Alman Stern (Stern) dergisi Türkiye’yi kapağına taşıyıp “Turbo Devlet-Türkiye’ manşetini atmak gereği hissediyor.

Hükümetimizin girişimleri ile 2020 olimpiyatlarını ağırlamaya hazırlanan İstanbul, bir İngiliz diplomatın belirttiği gibi Avrupa’nın geleceğini belirleyecek  yegane şehir !!!

Avrupa’nın 6. büyük ekonomisi, Dünya’nın 17. büyük ekonomisi haline gelen Türkiye Çin ile İtalya arasındaki en büyük serbest piyasa ekonomisi.

Kısaca Türkiye artık bölgesel bir güç, küresel bir oyuncu !!!

Değerli Türk girişimcileri,

Bu dönüşümün arkasındaki en dinamik aktör ise sizlersiniz.!!!

Sizlere bakınca;

  • 200 ülkeye mal satan Türk ihracatçısını görüyorum. 
  • Avrupa’da tüketilen her üç beyaz eşyadan birisini üreten sanayicileri görüyorum.
  • Sibirya’nın -40 derece soğuğunda toplu konut, Fas’ın 40 derece sıcağında  rafineri yapan müteahhidi görüyorum, 
  • Bombay’da, Macaristan’da havaalanı işleten, Katar’da, Tunus’ta, Makedonya’da hava alanı inşaa eden Türk şirketlerini görüyorum.
  • Küresel piyasalarda milyar dolarlık satın almalar yapan Türk fonlarını görüyorum,
  • Sıfır hata ile otomotiv üreten Türk işçisini, Türk mühendisini görüyorum.
  • Bir milyar doların üzerinde değeri olan 12 farklı markayı yaratan girişimcileri görüyorum. 
  • Küresel şirketleri yöneten Türk profesyonelleri görüyorum.

Yerkürenin her bir köşesine yayılmış, Küresel Türkler var artık!

Sayın Bakanım, Değerli Türk girişimcileri,

Bu başarılarımız bizlere küresel sistemi şekillendirme kapasitesine sahip bir aktör olma imkanı verirken, değişimin öncüsü olmayı, değişimi şekillendirmeyi arzuluyoruz.

Bunun için de önümüze Dünya’nın en büyük 10 ekonomisi arasına girme hedefini koyduk.

Kıymetli Türk girişimcileri,

Bu hedeflerimize yine sizlerin dinamizmi ile ulaşacağız.

Bu hayallerimize ulaşmak için temel meselemiz sahip olduğumuz insan gücümüzün niteliğini arttırmak, onları organize  etmek, aynı milli hedefler etrafında birleştirmektir.

Organize olursak, aynı hedefler etrafında birleşirsek, birbirimizle rekabet değil işbirliği yaparsak, önümüzde hiç bir engel bulunmuyor.

Sadece kötü günde değil, iyi günde de birleşirsek, bu büyük güç engelleri aşar, büyük hedeflere koşarız.

Ben buna yürekten inanıyorum.

Çünkü daha önce değerini anlayamadığımız, üstü örtülü bir hazinemiz var.

Bu hazinemiz sayıları 6 milyona yaklaşan Türk Diasporası!

  • Türkiye yurt dışında en çok vatandaşı yaşayan 10. ülkedir.
  • Türkiye ABD’ye en çok örgenci gönderen 10. ülkedir.
  • Yurt dışında 130 bin Türk üniversite öğrencisi var.
  • Yurt dışında 3900 Türk Derneği faaliyet gösteriyor.
  • Viyana’nın batısında 50 yıl geçiren Türklerin Avrupa’da 140 bin Türk işletmesi var, toplam 50 milyar Avro ciro yapıyorlar.
  • Almanya’da yaşayan 3 milyon Türk 50 yılda 75 bin işyeri açtı, 337 bin kişiye iş veriyor, Alman milli gelirinin % 2,5’unu üretiyorlar.
  • Almanya’da 10 bin Türk doktoru, mühendisi ve hukukçusu Alman toplumunda saygın bir yere sahip
  • Dünyanın en büyük yazılım ve bilişim şirketi Microsoft'ta 350, dünyanın en büyük internet arama motoru Google'da 35, ABD'li havacılık devi Boeing firmasında ise 75 Türk mühendis görev yapıyor. 

Şimdi şu rakama dikkat etmek lazım!

Bugün Dünyanın en büyük sanayi devi Almanya’da Almanlar arasında girişimci olma oranı % 1 civarında iken Türk kökenli vatandaşlarda bu oran % 12 düzeyine çıkıyor.

Bu girişimci ruhla 50 yılda 1500 işçiden 75 bin patron çıkarmayı başardık.

Sayıları 6 milyona yaklaşan Türk diasporası acı gurbet hikâyelerinden küresel başarı öyküleri çıkardı.

Sizler küçük ticari işletmelerden Fortune 500 şirketlerinin yönetim kurullarına eşsiz başarı öyküleri yazdınız.

Aranızda Mozambik'e 300 dolarla gidip şimdi madenler işletenler, Lyon Ticaret ve Sanayi Odasının meclis üyesi olanlar, Irak Ebu Gureyb hapishanesinde 20 yıl yattıktan sonra 3 şirket sahibi olanlar da var.

Sayın Bakanım, Değerli Türk girişimcileri,

Bu gücü ortak ülkü etrafında birleştirdiğimizi düşünün!

Bu güç neleri başaramaz?

500 milyar dolar ihracatı diaspora ile yakalarız. Eskiden “siz bizim büyükelçilerimizsiniz” derdik, şimdi ticaret müşaviriliği de yapmalıyız.

Özellikle franchise sistemi yoluyla, dsitribütörlük yoluyla bunu yapabiliriz.

Bize benzeyen ülkelerin tecrübelerine baktığımız zaman diasporası ile güçlü bağlar kurabilen ülkeler küresel değer zincirindeki konumlarını güçlendirdiler, daha rekabetçi hale geldiler.

Bugün 40 milyon Çinli adeta Çin’in ticaret müşavirleri gibi çalışarak Çin’i dünya ihracat devi yapıyor. Çin’e yapılan yabancı yatırımların %80’inde mutlaka bir Çin diasporası üyesi yer alıyor. 26 Milyon Hintli Hindistan’ı bir sağlık merkezi, bilişim gücü yapıyor. Hizmet ihracatını zirveye taşıyorlar.

Amerika’daki 35 bin Hintli doktor; hastası öksürse Hindistan’a gönderiyor. 1 milyar dolar kazandırıyor.

Bu ülkeler başarıyı iki soruyu birlikte düşünerek yakalamışlar: “Diaspora bizim için ne yapabilir” ve “Biz diasporamız için ne yapabiliriz”. İlişkiler karşılıklı olunca başarı da beraberinde gelmiş.

Kavramlar değişmiş... “Beyin göçü” kavramını değiştirmişler. “Beyin dolaşımı” demişler. Diyorlar ki “Eğer ben sana o ülkedeki imkanı sağlayamıyorsam sen o ülkede kal. Ama burayı da unutma. Ayda bir gün ülken için çalış; yılda bir kez de ülkene bir proje için gel”. Hintli doktorlar internetten ücretsiz hasta bakıyorlar. Tahlil sonuçlarını internetten alıyor; hasta ile görüntülü konuşuyor. Durumu ciddiyse hastaneye sevk ediyorlar.

Artık Türkiye’nin de Türk diasporasını kendi ekonomik kalkınması, küresel hedeflerimiz etrafında konumlandırılması zamanı geldi.

Bizler diaspora gibi, lobi gibi kavramlara hep korku ile yaklaştık. Bu kavramları başka diasporaların ülkemizin aleyhine gerçekleştirdiği faaliyetlerle özdeşleştirdik. Kendi diasporamızın farkına varamadık.

Şimdi Türk Diasporası olarak biz de varız diyoruz.

Sayın Bakanım, Değerli Türk girişimcileri,

Artık işçi göçü devri sona erdi.

Şimdi devir müteşebbis hareketliliği devri.

Artık acı gurbet öykülerini değil,  sizlerin küresel başarı öykülerini konuşuyoruz.

Daha parlak günler için birlikte çalışma vakti geldiğine inanıyoruz.

Bunun için de Türkler olarak gönül birliğine, akıl ortaklığına, kurumsal yapılara ihtiyacımız var.

Bu inançla diasporamızı küresel hedeflerimiz doğrultusunda örgütlemek, hedeflerimiz etrafında kenetlenmesini sağlamak amacıyla Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) bünyesinde Dünya Türk İş Konseyini (DTİK) kurduk.

2009 yılında bu salonda düzenlediğimiz kurultayda Türk diasporasını ilk defa olumlu bir kavram, bir güç unsuru olarak kullandık.

Diliyle, kültürüyle, gelenekleriyle, inançlarıyla var olan ve ayakta duran ve yaşadığı ülkeye her yönden önemli katkılar yapan bir Türk toplumu görmek istiyoruz.

Avrupa’da bir Türk orta sınıfı yaratıp bulundukları ülkelerde siyasetin nesnesi değil, öznesi olan bir  Türk Diasporası” tesis etmek istiyoruz.

Sayın Bakan, Değerli konuklar,

Bunun için bu kurultayda nasıl “sürdürülebilir bir diaspora stratejisi” tasarlamamız gerektiği, bu stratejileri nasıl uygulamaya sokacağımızı konuşacağız.

Türk diasporasının anavatanları, anadilleri ve öz kültürleriyle bağlarını korurken, bulundukları ülkelerin sosyal, ekonomik, kültürel ve siyasi hayatına aktif biçimde katılan, yasalara saygılı, mutlu, müreffeh ve başarılı bireyler halinde yaşamaları için somut politikalar ve projeleri tartışmaya açacağız.

Bu amaçla Türk diasporası için öneriler içeren bir çalışma hazırladık, yarın bizleri onurlandıracak olan Sayın Başbakanımıza takdim edeceğiz.

Bu gün ilk olarak saygıdeğer bakanlarımızın başkanlığında 5 bölgesel oturum olacak.

Amerika oturumuna Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek,  Avrupa ve Balkanlar Oturumun AB Bakanımız Sayın Egemen Bağış, Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Körfez oturumuna Enerji Bakanımız Sayın Taner Yıldız, Asya-Pasifik oturumuna Ekonomi Bakanımız Sayın Zafer Çağlayan, Avrasya Bölgesi oturumuna Gümrük ve Ticaret Bakanımız Sayın Hayati Yazıcı başkanlık edecek.

Bu oturumlarda diaspora stratejimiz 4 temel eksen etrafında tartışacağız.

Öğleden sonra ise Profesyoneller oturumunda  birbirinden kıymetli Türk profesyonelleri etkin bir diaspora stratejisi hakkındaki değerli görüş ve önerilerini sizlerle paylaşacaklar.

Sizlere bu oturumlara katılmanızı  tavsiye ediyorum.

 

Diasporamızın kıymetli temsilcileri,

Ortak bir geleceğimize sizlerle birlikte yürüyeceğiz.

2023 küresel hedeflerimizi sizlerle birlikte gerçekleştireceğiz.

Aramızda güçlü bir işbirliği ile ülkemizi hak ettiği konumlara birlikte taşıyacağız. 

Gelin yurtiçinde veya dışında, aramızdaki o bildik ayrılıkların, kıskançlıkların getirdiği bölünmeleri geride bırakalım; ortak geleceğimiz için birlik olalım.

Gelin geleceği birlikte tasarlayalım!!!

Sanayicilerin duayeni Henry Ford’un söylediği gibi “Bir araya gelmek başlangıçtır. Bir arada kalmak ilerlemedir. Beraber çalışmak başarıdır.”

 

Değerli Oda ve Borsa Başkanlarım,

Sizlerden de bir ricam var.

Türk diasporası yurt dışındaki ilişkilerimizin köprüsü olacak. Bu köprüyü karşılıklı olarak oluşturmanız etkimizi arttıracaktır, bizleri daha başarılı yapacaktır.

Konuşmama son verirken, Kurultayımızı beraber düzenlediğimiz Ekonomi Bakanımız Sayın Zafer Çağlayan’a teşekkür ediyor, Kurultayımızın Türk iş dünyası adına hayırlı olmasını diliyor, Türkiye’nin dünyanın en büyük 10 ekonomisinden birisi olması dileğiyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.



Tüm Sunum ve Konuşmalar >>
M. Rifat Hisarcıklıoğlu
Başkan
Muhtar Kent
Yüksek İstişare Kurulu Başkanı
Mayıs 2012
Pzt.SalıÇrş.Prş.Cm.Cmt.Pz.
123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031
Başka bir ülkede yeni bir pazara girerken hangi yolu tercih edersiniz?