Ankara Gazi Üniversitesi, Eczacılık Fakültesi mezunu olan Tuygan Göker, 1976-1978 yılları arasında Sağlık Bakanlığı Eczacılık Departmanı’nda görev yaptı. Daha sonra Roche Türkiye’de Ürün Müdürü ve Tıbbi Pazarlama Müdürü olarak görev yapan Göker, 80’li yılların sonlarında Basel’deki Roche Genel Merkez’de göreve başladı. 6 yıl Anti-infektif, Onkoloji, Viroloji birimlerinin dünya çapında yöneticiliğini yürüten Göker, 1996-1998 arasında ise Roche Endonezya Genel Müdürlüğü yaptı.
1999-2007 yılları arasında 22 ülkenin dahil olduğu Orta ve Doğu Avrupa Başkanlığı görevini yürüten Göker, Kasım 2007’de ise 108 ülkeyi içeren Orta ve Doğu Avrupa, Orta Asya, Orta Doğu, Afrika ve Hindistan’ı kapsayan CEMAI Bölgesi Başkanlığı’na getirildi.Göker ayrıca, potansiyel pazarlar olarak tanınan E7 ülkelerinin (Rusya, Hindistan, Türkiye, Meksika, Brezilya, Güney Kore, Çin) stratejisine de liderlik yapıyor.
5000’e yakın Roche çalışanının Tuygan Göker’e bağlı olduğu CEMAI bölgesi, yaklaşık 3.2 milyar nüfusa sahip. Göker, Roche’un global anlamdaki büyümesine katkıda bulunan bölgeye ilişkin şunları söylüyor: “Roche’un misyonu olan sağlık sorunlarının çözümüne yönelik hizmetlerin yanısıra global düzeyde araştırma ve geliştirme çalışmalarına katkı sağlayacak potansiyellerin keşfedilmesi konusunda da çalışmalar gerçekleşiyoruz.”
Ülkemizin ilaç endüstrisine daha fazla katkısı olacak pazarlar arasında bulunduğuna dikkat çeken Göker, Türkiye’nin global Roche bünyesinde de klinik çalışmalar, eğitim ve IT gibi alanlarda merkez konumunda olduğunu belirtiyor.
F. Hoffmann-La Roche Ltd.'in İlaç Bölümü Farma Konseyi Üyesi ve Roche Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı olan Tuygan Göker, kendisini çalışanların içindeki enerjiyi dışarı çıkarabilen, güleryüzlü ve her zaman sonuç alan bir yönetici olarak görüyor.
Göker, çok uluslu bir yönetici olarak uluslararası kariyer yapmasının ufkunu ve vizyonunu genişlettiğini söyleyerek iş hayatında farklı ülkelerde gözlemlediği değişikliklere anında adapte olarak performansın sürekliliğini sağlayabildiğini ifade ediyor ve ekliyor: “Bir gerçeği kabul etmek lazım: Öğrenmenin ve kendinizi yenilemenin yaşı yok.”