Yeni Zelanda’nın En Büyük Hali Galerisini Kurdu
Ali Nejat Kavvas, 33 yıl önce yerleştiği Yani Zelanda’da, ülkenin en büyük halı galerisini kurdu. Halen Yeni Zelanda Fahri Başkonsolosluk görevini devam ettiren Nejat Kavvas, yılın ilk altı ayı Türkiye’de, ikinci altı ayı ise Yeni Zelanda’da yaşıyor…
Ali Nejat Kavvas, 33 yıldır yılın ilk altı ayı Türkiye’de, ikinci altı ayı ise Yeni Zelanda’da yaşıyor. Kökeni, Türkiye’nin ilk büyük halı tüccarı, İş Bankası’nın kurucu ortağı dedesi Kavvaszade Abdurrahman Çelebi'ye dayanan Nejat Kavvas’ın Yeni Zelanda’ya ilk gittiğinde planı mesleği olan eczacılığı yapmaktı. Diploması kabul edilmediği için ancak mahkeme kararından sonra bir eczane sahibi olabilen Kavvas, bu eczaneyi sattıktan sonra soy madenleri (altın, gümüş, platin vb.) arıtma laboratuarı kurdu. Ülkede, kapital kazançtan vergi verilmemesi ve gümüş fiyatlarının yükselmesi, Kavvas’ın bu şirketi de satma kararında etkili oldu. 1985 yılında Yeni Zelanda Fahri Başkonsolosu olarak atanan Kavvas, Turkish House Ltd. adlı üçüncü şirketini kurarak, dede mesleğine dönüş yaptı. İlk ürünleri, Paşabahçe'nin güzel cam mamulleri, Malatya kayısısı, incir, kuru sultani üzümü ve Türk halıları olan şirketin amacı Türk mallarını tanıtmaktı. Yeni Zelanda’nın en büyük hali galerisini kuran Kavvas, başarısıyla ilgili olarak, "Türkiye'yi reklâmlarım sayesinde tanıttım. İşler gittikçe büyüdü ve 20'ye yakın ülke ile iş yapmaya başladım ve mal çeşidini artırdım. Bir gün aldığım iyi bir teklif üzerine büyüklüğü dolayısıyla idaresi gittikçe zorlaşan ithalat ve ihracat şirketini sattım. Bu arada kupon ve özel tasarımla halı imalatı işi kurmuştum bunu da kızıma devrettim." diyor. Kavvas, bu başarılarından dolayı 2000 yılında T.C. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından ‘Üstün Hizmet Madalyası’ ile ödüllendirildi.
Halen Yeni Zelanda Fahri Başkonsolosluk görevini devam ettiren Nejat Kavvas, şuanda özel projelerle uğraştığını söylüyor ve Türklerin dünya üzerindeki konumunun değiştiğini "Senelerdir en nefret ettiğim ve bize Osmanlılardan kalan ezilmişlik kompleksi artık kaybolmaya yüz tuttu. Türklerin hiç kimseden az kalan bir yanı olmadığını artık dünyada görüyoruz. Tabi bunu ‘biz herkesten daha akıllıyız' şeklinde algılamamak lazım’ sözleriyle ifade ediyor.