Çin’le İş Yapma Zorluğunu Fırsata Çevirdi
Uluslararası bir firmanın Türkiye’de danışmanlığını yapan Özgür Çakır, kalite, teslim şartları vb. gibi birçok sorun nedeniyle Çin ile ithalat yapmanın zorluğunu iş seyahatindeyken fırsata çevirmeyi öngördü ve bu fırsatı gördükten sonra çalışmalarına başladı. 2007 yılında 14 milyon dolar ciro yapan bir şirketler grubu sahibiydi…
2003 yılında Türkiye temsilcisi olduğu uluslararası bir dış ticaret firmasının Çin’deki toplantısına katılan Çakır, bu ülkede ithalat hizmetlerine olan ihtiyacı görerek kendi şubelerini burada açmaya karar verdi. İlk ofislerini Ningbo’da, ikinci ofislerini ise hizmet verdikleri müşterilerin mal aldıkları fabrikalara yakınlığından dolayı Shaoxing şehrinde açtılar. Shaoxing şehri her ne kadar fabrikalara yakın olsa da daha geniş bir hizmet çerçevesi oluşturabilmek adına ofisin merkezini Şangay'a taşıdılar ve halen şehir merkezinde işlerini sürdürüyorlar.
Özgür Çakır, 2003 yılından beri ithalat acentesi olarak Çin’de hizmet veriyor. Firmasını satış değil hizmet odaklı bir firma olarak tanımlıyor. Verdiği hizmet ise Çin’den ithali istenen ürünün ürettirilmesi için tüm siparişin takibi, kalite kontrolü, denetimi ve gözetimi. Onlar için önemli olan ürünün hangi fabrikadan alındığı değil, müşterinin çıkarlarına uygun olan fabrikanın hangisi olduğu. Bu işe başlama vizyonunu, “Bir gün, Çin gibi Türkiye'ye de mal almak için akın akın gelinir” diyerek açıklıyor.
Çakır’ın şirket grubunun ismi Eurasian Group. Şu an bünyesinde 13 şirket bulunduruyor ve 2007 yılı cirosu 14 milyon dolardı. 4 yılda bu denli bir büyüme ile insanları kendine hayran bırakan 31 yaşındaki Çakır, Türkiye’nin Avrupa için bir üretim merkezi haline gelmesinin öneminden bahsettikten sonra şirketler grubunun amacını şöyle özetliyor: “Çin'den ithalat yapmanın zorlukları ortada. Bizim amacımız ülkemiz firmaları buradan mal alırken para kaybetmesinler, bozuk mal almasınlar, alacakları ürünleri istedikleri kalitede, sürede ürettirebilsinler ve dünyanın diğer gelişmiş ülkelerindeki firmaların yaptıkları gibi buradan aldıkları malları çevre ülkelere Türkiye servis kalitesinin markasıyla ihraç edebilsinler. Kendi ülkemiz tüketicilerinin, düşük fiyata mal edebilmesi sayesinde bir malı daha az para ödeyerek alabilmeleri de başka bir yarar konusu tabi ki. Dileriz bir gün bizim ülkemizde de Çin modeli örnek alınır ve şu an tüm dünyanın Çin'e geldiği gibi Türkiye'ye de mal almak için akın akın gelinir.”